KONUŞMA TARZIN NASIL?
Kelam, Allah’ın sıfatlarındandır. Yüce rabbimiz bu sıfatı canlılar içinde sadece insanoğluna lütfetmiştir. Sayısız nimeti vardır üzerimizde rabbimizin. Konuşmak, derdini izah etmek, belki de en güzel nimetlerdendir. Yeryüzünün ilahi kelamı Kur’an’ı Kerim’de rabbimiz bir çok ayette konuşma adabına değinmiştir. Halk arasında “dilin kemiği yoktur” diye bir söz vardır. Yani kemiği olmadığı için durdurulamaz, hakim olmazsan sana türlü türlü dertler açar. Dil, sahibine hakim değil mahkum olmalıdır. Sahibine hakim olan dillerin akıbeti hüsran olmuştur. Önü alınamayan dilin afetleri de büyük olur.
Yüce Allah kerim kitabında nasıl konuşmamız gerektiğini bizlere anlatmıştır. “...kendilerine «of!» bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle” (İsra 23) Dilimize her halükarda sahip çıkmalıyız. Nefsin dürtüsüyle dilimize gelen sözlere dur demeliyiz. Tartmalıyız, ölçmeliyiz, biçmeliyiz ona göre konuşmalıyız.
Mümin elbette konuşmalıdır. Susmamalı konuştuğu zaman da daima haktan olmalıdır. Doğruyu konuşmalıdır. “yalan sözden kaçının” (Hac 30.) ilahi uyarı bizi bu konuda aydınlatıyor. Konuşacaksan doğruyu konuş zaten yalan söz müminin diline yakışmaz. Ahzab suresi 70. ayette “Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının ve doğru söz söyleyin” ifadesi bu konuya ışık tutuyor.
Bu asırda insanlar çok sabırsız olmuştur. En ufak bir sıkıntıda hemen yaygara koparır. Halbuki müslüman kibar olmalı, izzet ve şerefini muhafaza ederek metanetini elden bırakmadan ağzından çıkanın farkında olmalı, daima güzel sözler onun ağzından çıkmalıdır. Söz ağızdan çıkmadan senin esirindir, çıktıktan sonra sen onun esiri olursun.
Mü’minun suresi 3. ayette rabbimiz; “ Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.” ifadesiyle müminlerin vasıflarını zikretmiştir. Müminin boş anlamsız yalan sözlerle işi olmaz. Müslümanın tabi olduğu din hak olduğu gibi dili de hakkı söyler hakkı dinler, doğruyu savunur. Mümin, konuşma adabına sahip olmalı. Nerede ne konuşulur ne konuşulmaz mümin bunu bilincinde olmalıdır.
Yüce Allah, bize konuşacaksan doğruyu konuş gerçeği dile getir diyor. Dilimizden dökülen kelamlar hayat kurmalı, hayatlar kurtarmalı, her bir söz manevi yaralara derman olmalıdır. Yeryüzüne güveni tesis etmekle görevli olan müminlere Kur’an rehberlik ediyor. Müminlerden söz ederken kur’an şunu dile getiriyor; “Onlar ki doğru sözlülerdir.” (Al-i İmran 17.) ağzımıza gelen her kelamı dile getirmek doğru bir davranış değildir. Onun için iyi düşünmeli iyi tartmalıyız.
Kaba sözlü birinin yanında kimse durmak istemez. Yüce rabbimiz hz. Peygambere hitaben şöyle buyuruyor; “Allah'ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi.” (Al-i İmran 159.) peygamberler ümmetlerine her konuda birer örnektir. Mümin konuşma adabını da yumuşak davranmayı da peygamberinden öğrenir. İncitmeden konuşmak şuurlu bir müminin Kur’an’da geçen bir özelliğidir. “...Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın...” (Hucurat 11.) Yüce rabbimiz, aramızdaki ilişkinin temelini sağlam kurmamızı istiyor. karşımızdakini incitmeden çağırmak aramızdaki muhabbeti artırır bu da yerinde ve güzel konuşmanın getirdiği bir güzelliktir.
Gelişen dünyada koca bir hayatın küçük bir teknolojik alete sığması bazı durumları tersine çevirdi. Medya dediğimiz kaynak, görüneni görünmez, görünmeyeni de görünür kılıyor. Yani olayları çok farklı bir arzla bizlere sunuyor. Gerçekleri, algı denen soyut bir kavram örtmüş durumda. Avazı çıktığı kadar bağırmak kişiyi haklı kılar mantığı maalesef ön tarafta yerini almış. Durup olayları her yönüyle okumak temkinli adımlar atarak dilimizin kontrolünü de elimizde tutarak konuşmak bizi kısık sesli yapıyor ve bazen sesimizin alçak çıkması da bizi haksız gösteriyor. Bakın kur’an ne kadar güzel ifade buyurmuş; “...sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Lokman 19.) bağıran herkes doğruyu konuşuyor algısı kısılan haklı seslere vurulan bir hançerdir.
Rabbim; dilimizin, gözümüzün, kulağımızın şerrinden sana sığınıyoruz. Emanetini alıncaya kadar, doğru konuşmayı ve hakkı haykırmayı elden bırakmamak için bizlere yardım eyle. Amin.




