O GÜN KEŞKE DER İNSAN...
İnsan, değişik duygulardan müteşekkil bir varlıktır. Yaşadığı dünyayla bağ kurduğu gibi geçişle de bağı vardır. İyi işler için sevinirken iyi olmayanlar için de pişmanlık duyar. Örneğin; Ders çalışmaz sınavda düşük not alır pişman olur keşke çalışsaydım der. Telafi etmek için çalışmaya başlar. Yapılan hatalar için keşkeler kullanır. Bilindiği üzere bu dünyadaki keşkelerin telafisi olur. Ama ahiretteki hiçbir keşkenin asla telafisi yoktur.
Yüce rabbimiz kerim kitabında birçok ayette insanın ahiretteki pişmanlığını anlatıyor. Sakın pişman olanlardan olmayın buyuruyor. Bir grup insan bu dünyada arkadaşlık kurduğu kişilerin onu yoldan çıkardığını görünce ayetin ifadesiyle “Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!”(Furkan 28) bazıları pişmanlığını bu şekilde ifade eder. Arkadaş, çok önemlidir. “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” atasözü durumu gayet iyi anlatmıştır. Birbirine çok bağlı olan dostlar, Allah’ın rızasına göre hareket etmeyip sadece arzularının peşinden gidiyorsa ve Allah için birbirini uyarmıyorsa ahirette birbirlerine düşman olurlar. Birbirlerini suçlarlar. Kişi ayetin ifadesiyle arkadaşıyla geçirdiği zamana pişman olur. Keşke bununla arkadaşlık yapmasaydım bu adam beni hep Allah yolundan etti diyerek büyük bir üzüntü içinde olur. Bazıları da; “Ah keşke bizim için bir dönüş daha olsa da müminlerden olsak!” (Şuara 102) derler. Dünya hayatının geçici olduğunu unutanların bir kısmı geçmişte yapmadıkları iyi amelleri yapmak için tekrar dünyaya dönmeyi arzulayacaktır. Keşke bir fırsat daha olsa da gidip Allah’ın razı olduğu amelleri yapsak diye yalvarırlar. Ama nafile. Geri dönüş asla olmayacaktır. Onun için aklımızı başımıza alalım. Geçici dünya hevesleri yüzünden ebedi hayatımızı harcamayalım. Bu mübarek zaman dilimini fırsat bilelim. Rabbimizi yakından tanıyalım. Sadece O’na kul olalım. Yazık etmeyelim kendimize.
Yeryüzünde Allah’a ve gönderilen peygamberlere inanmayanlar pişman olacaktır. Ayetin ifadesiyle “Yüzleri ateşe çevrildiği gün, “Keşke Allah’a itaat etseydik, resulü dinleseydik” (Ahzab 66) diyecekler. O günle karşı kaşıya geldiklerinde keşke diyecekler. O keşkelerin Allah katında hiçbir kıymeti yoktur. Dinlemek lazım hakkı, hakikati. Uymak lazım dinlediğimiz kelamı. İslam dininin hakikatleri üzerimizde kendini göstermelidir. İnancımızın emareleri hayatımızın bir parçası olmalıdır. Dünya hayatını değiştirmeyen inanç ahiret hayatını nasıl değiştirsin?
“Kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Keşke kitabım bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der. ( Hakka 25-29) Bu ayetlerde kişinin yaşadığı pişmanlık çok acı verici bir durumdur. Dünyada rabbinin emirlerine duyu organlarını kapatanlar, ahiretteki o çetin günün dehşetinden kaçamazlar. Kişi durumun ne kadar vahim olduğunu gerçeklerle yüzleştiğinde anlar. Övündüğü malın kendisine hiçbir fayda vermediğini, güvendiği kuvvetinin yok olup gittiğini görür. Amel defterinin kendisine verilmemesini arzular. Bu adam da Keşke der. Ama o gün keşkelerin, feryadu figanların yalvarmaların hiçbir kıymeti yoktur. Biz öyle bir yoldayız ki bu yolun geri dönüşü yoktur. Bu yol tek yöndür. Bizlere verilen zaman nimetinin hakkını verelim. Allah bizi her an uyarıyor. Duyu organlarımız sadece dünyaya çalışmasın. Onlar bize ahiret yurdumuzu kazanalım diye verildi. Ahiret frekansını açık tutarsak işte o zaman rabbimizin mesajlarını bir bir duyarız.
Allah’ım bizi, dünya yurdunu bir han bilip ahiret yurduna hazırlık yapanlardan eyle. Ahiretten pişmanlık içinde boynu bükük bırakma. Bu ümmete uyanış nasip eyle. Müslümanlara yaşadıklarından ders çıkarma şuurunu ver. Amin.




