GÖNÜLLERE İLAHİ BİR DOKUNUŞ “İBADETLER”
Yeryüzünde en kıymetli nimet akıldan sonra Allah’a imandır. İman etmek sorumluluk gerektirir. Kişi yaptığı ibadetlerle imanını canlandırır. Bazı zamanlar Allah katında kıymetlidir. O zamanlardan biri de ramazan ayıdır. Oruç tutmak teravih namazı kılmak başkalarına yardım etmek, bol bol kur’an okumak bu ayda yapılan başlıca ibadetlerdendir. İbadeti şuurlu bir şekilde yerine getirmeliyiz. Şuur açık olmadan yapılan ibadetler kişiye fayda sağlamaz. Aksi takdirde ibadet günlük yapılan işler gibi olur. Allah’ın emrettiği ibadetler “yap aradan çıksın” mantığıyla yapılmamalıdır. Dolayısıyla ibadetlerimize sahip çıkmalıyız. Sahip çıkmadığımız ibadetimiz bize nasıl sahip çıksın ki?
Ramazan hem Kur’an, hem oruç, hem yardımlaşma ayıdır. Bu ay ibadetlerin çokça yapıldığı biz zaman dilimidir. İbadetlerin içinde ince bir anlam vardır. Kişi ibadet ederken yapmış olduğu ibadet ona yarar sağlıyor mu? Yaptığı ibadet ona ne kadar değiştiriyor. Ona gelen hangi zararı bertaraf ediyor? İbadetlerin bize dokunmasına, bizi adam etmesine fırsat vermeliyiz. İbadetlerin kişi üzerinde etkisi olmalıdır. Etkisi olmayan ibadetin kişiye yararı pek azdır. Mümin ibadetin bu yönünü görmelidir. Örneğin günde 5 vakit namaz kılıyoruz. 5 defa rabbimizin büyüklüğünü, kendi küçüklüğümüzü dile getiriyoruz. Kılmış olduğumuz namaz bize ne kattı? Bizi hangi kötülüklerden korudu. İbadetlerin bizlere dokunmasını sağlamalıyız. Yaptığımız ibadetler bize dokunmuyorsa bizi nasıl korusun bizi nasıl değiştirsin.
Ramazan ayı ibadet ayıdır. Kur’an ayıdır. Şimdi oruç tutuyoruz. Tuttuğumuz oruç bozulmasın diye hassas davranıyoruz. Peki oruç sadece yeme içmede mi bozuluyor. Gıybet, iftira, kötü zan, orucu bozmaz mı? Burada orucun fıkhi boyutunu sormuyorum fıkha göre bozulmaz. Hz peygamberimiz (s.a.v.) “Nice oruç tutanlar vardır ki orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz. Buyuruyor. İnsan ilahi kanuna tabi olursa o kanunlar insanı insan yapar. Yüce Allah kişinin kalbine bakar. Kalp ne kadar Allah’a tabi olursa kişi o kadar Allah’a yakın olur. Dolayısıyla ibadetlerimizi kalpten yapalım amellerimiz kalbimize ihlasla girmelidir.
Kalplerimizi öldürmeyelim amelsiz kalp ölüdür. Hayatın kalbi imandır. İmanı olmayanın kalbi yoktur. Allah katında kimin imanı varsa onun kalbi vardır. O kişi hayattadır. Kalbin çalışması için de ibadetin olması gerekir. İbadet varsa iman kalbi çalıştırır. Bu mübarek ayda samimi ihlaslı ibadetleri çoğaltarak imanı kuvvetlendirmek gerekir. Kuvvetli iman düşmanın her türlü saldırılarını önceden sezip ona göre tedbirini alır. Tedbirimizi almalıyız. Düşman hep saldırıyor. Bu ayda nazil olan kitabı elimizde ve dilimizde düşürmüyoruz. Gönlümüz kur’an’ı anlamak için çaba göstermelidir. Anlamını bilmeden yapılan her okuyuş müminin hayatına dokunmaz. Şuur açık olmadan kılınan teravihler müminin hayatına etki edemez. Rabbimizin bizlere verdiği bu fırsatı kaçırmayalım. İyi değerlendirelim.
Rabbim ihlasla yaptığımız ibadetlerimizi dergahında kabul etsin. Amin.




